cska vs anadolu efes Tezimin bitmis ve ciltlemeye verilmis olmasinin verdigi rahatlikla artik Efes’in CSKA macina ruhen hazirlanmaya basladim ögle saatlerinde. Karsimizdaki takim bu sezonun en iyi takimiydi. Efes’in Madrid ve Tel Aviv maclari ne kadar “unutulmasi sart” kategorisine girseler de actiklari yaranin izleri henüz kapanmamisti. Bu mac ya o yarayi iyice desecek ve en azindan bu sezon icin asla kapanmayacak hale getirecekti ya da tamamen iyilestirecekti. CSKA’nin kadrosuna baktikca tüylerim diken diken oluyordu. Teodosic, Shved, Krstic, Siskauskas veya Kirilenko ve digerleri…
Euroleague’nin bu maci haftanin maclarindan biri olarak göstermesi, üstüne bir de kazanirsak grup birinciliginin bile hayal olmayacagi gercegi heyecan katsayisi sonsuz kat arttiriyordu. Bu durumda artik mac baslamaliydi :)
Hava atisi sirasinda Istanbul trafiginin tam ortasinda olsam da, mobil internet ve tv uygulamalari imdadima yetisti ve Anadolu Efes’in en iyi oynadigi ilk ceyregi kacirmadim. TBL AllStar macinin MVPsi olan Sasha Vujacic bu gazla ilk ceyrekte Efes’i tasiyan isim oldu. Ilk ceyrek 23 - 21 gibi kücük bir farkla bitti (tabiki CSKA lehine) ve diger ceyrekler beni daha da umutlandirdi.
Ikinci ceyrekte ne dis atislardan ne de pota altindan sayi bulamamiz, üstüne bir de defansta ipleri gevsetmemiz, CSKA’nin isine yaradi ve farki acti. Yariya da böylece 48 - 36 gibi bir skorla 12 sayi geride girdik. Ücüncü ve dördüncü ceyrekleri de kontrolsüz oynayinca maci 96 - 68 kaybettik.
Real Madrid ve Maccabi’den sonra yine bir büyük olan CSKA’ya karsi kaybetmemiz, takimin Final Four hayalinin ne kadar hayal oldugunu bir kez daha göstermis oldu. Ama Maccabi yenilgisinden sonra CSKA’dan yedigimiz 28 sayi daha kabul edilebilir geldi bana. Yani yara ne kapanmis ne de iyilesmisti.
En azindan mac boyunca Vujacic’in oyunu ve Barac’in pota altindaki cabasi sevindiriciydi. Isler kötü gittiginde takim olarak batmamiz ise en kisa zamanda degismesi gerek bir özelligimiz. 20 sayi geride bile olsak savasci karakterimizi ve oyun disiplinimizi kaybetmememiz gerekir.
Simdi sira Olympiakos macinda… yine büyük bir mac, yine deplasman, bu sefer sonuc farkli olsun lütfen :)
cska vs anadolu efes
Tezimin bitmis ve ciltlemeye verilmis olmasinin verdigi rahatlikla artik Efes’in CSKA macina ruhen hazirlanmaya basladim ögle saatlerinde. Karsimizdaki takim bu sezonun en iyi takimiydi. Efes’in Madrid ve Tel Aviv maclari ne kadar “unutulmasi sart” kategorisine girseler de actiklari yaranin izleri henüz kapanmamisti. Bu mac ya o yarayi iyice desecek ve en azindan bu sezon icin asla kapanmayacak hale getirecekti ya da tamamen iyilestirecekti. CSKA’nin kadrosuna baktikca tüylerim diken diken oluyordu. Teodosic, Shved, Krstic, Siskauskas veya Kirilenko ve digerleri…
Euroleague’nin bu maci haftanin maclarindan biri olarak göstermesi, üstüne bir de kazanirsak grup birinciliginin bile hayal olmayacagi gercegi heyecan katsayisi sonsuz kat arttiriyordu. Bu durumda artik mac baslamaliydi :)
Hava atisi sirasinda Istanbul trafiginin tam ortasinda olsam da, mobil internet ve tv uygulamalari imdadima yetisti ve Anadolu Efes’in en iyi oynadigi ilk ceyregi kacirmadim. TBL AllStar macinin MVPsi olan Sasha Vujacic bu gazla ilk ceyrekte Efes’i tasiyan isim oldu. Ilk ceyrek 23 - 21 gibi kücük bir farkla bitti (tabiki CSKA lehine) ve diger ceyrekler beni daha da umutlandirdi.
Ikinci ceyrekte ne dis atislardan ne de pota altindan sayi bulamamiz, üstüne bir de defansta ipleri gevsetmemiz, CSKA’nin isine yaradi ve farki acti. Yariya da böylece 48 - 36 gibi bir skorla 12 sayi geride girdik. Ücüncü ve dördüncü ceyrekleri de kontrolsüz oynayinca maci 96 - 68 kaybettik.
Real Madrid ve Maccabi’den sonra yine bir büyük olan CSKA’ya karsi kaybetmemiz, takimin Final Four hayalinin ne kadar hayal oldugunu bir kez daha göstermis oldu. Ama Maccabi yenilgisinden sonra CSKA’dan yedigimiz 28 sayi daha kabul edilebilir geldi bana. Yani yara ne kapanmis ne de iyilesmisti.
En azindan mac boyunca Vujacic’in oyunu ve Barac’in pota altindaki cabasi sevindiriciydi. Isler kötü gittiginde takim olarak batmamiz ise en kisa zamanda degismesi gerek bir özelligimiz. 20 sayi geride bile olsak savasci karakterimizi ve oyun disiplinimizi kaybetmememiz gerekir.
Simdi sira Olympiakos macinda… yine büyük bir mac, yine deplasman, bu sefer sonuc farkli olsun lütfen :)
